Şeyler

Jürgen Habermas’ın Vefatıyla Evrensel Bir Avrupa Felsefesi Yanılsaması da Sona Erdi

Saygıdeğer Alman filozof Jürgen Habermas’ın (1929–2026); 96 gibi ileri bir yaşta, çağının önde gelen eleştirel filozofu olarak küresel ölçekte kazandığı itibarın doruğunda hayata veda etmesi, sıradan ölçülerle değerlendirilemez. O bir simgeydi. Bir simge olarak öldü. Şu veya bu konuda kendisiyle aynı fikirde olsak da olmasak da hepimizin ciddiye almak zorunda olduğu, son derece önemli bir…

Devamını Oku

Bono, U2’nun öldürülen Filistinli aktivist için şarkı yayınlaması üzerine İrlandalıların “kibirli tavırlarına” karşı uyarıda bulundu.

U2’nun resmi dergisine verdiği bir röportajda Bono, Gazze’deki katliamla ilgili kamuoyuna yaptığı açıklamalar nedeniyle İrlanda’da karşılaştığı eleştirilere değindi. Bu tartışma, U2’nun solisti ve söz yazarı, geçen yıl Batı Şeria’da bir İsrail yerleşimcisi tarafından vurularak öldürülen Filistinli aktivist Awdah Hathaleen’den ilham alan yeni şarkısı “One Life At A Time” hakkında konuşurken ortaya çıktı. Bono, Hathaleen’i “Batı…

Devamını Oku

Doğayı Marksist Bir Bakış Açısından Nasıl Anlayabiliriz?

Günümüzde hiç kimse kapitalizmin doğayı sömürdüğünü inkar etmiyor. Anlaşmazlık, bunun neden olduğu konusunda. Siyaset kuramcısı Alyssa Battistoni, Jacobin’e kapitalizmin, ekonomistlerin bir zamanlar doğanın “bedava armağanları” olarak adlandırdığı şeyle olan karmaşık ilişkisi hakkında konuştu. Kapitalizmin ekonomik ve sosyal bir sistem olarak yükselişi, doğanın hızla dönüşümüyle de aynı zamana denk gelmiştir. Ücretli emek ve getiri umuduyla yapılan yatırımlar, nehirleri…

Devamını Oku

Thomas Mann ve Faşizmin Cazibeleri

Sağcı popülizmin yeniden yükselişi, aşırı sağın yeniden güçlenmesinin zeminini hazırladı. 1947’de yayımlanan Thomas Mann’ın Doktor Faustus’u , günümüzde otoriter siyaseti hâlâ canlandıran mit yaratımına ve aklın reddine dair bir rehber sunuyor. Aşırı sağ hakkında en tehlikeli klişelerden biri, yalnızca aptal insanlara hitap ettiği yönündedir. Ancak gerçek çok daha rahatsız edicidir.Tarihçi Robert Paxton, Faşizmin Anatomisi adlı eserinde faşizmi, entelektüellere ancak…

Devamını Oku

Hayatımı Kaydıran Onlar / Taner Öngür

Hayatımı Kaydıran Onlar’ın ikinci konuğu, Taner Öngür. Taner abi 1949 Fatih (İstanbul) doğumlu. Benim Hayatımı Kaydıran Şarkıların sonrasında tanışmış olmaktan neredeyse en çok mutlu olduğum gitaristi. Kendisi aynı zamanda 70 yıllar müzik tarihinin, ilişkilerin, yaşanmışlıkların, tartışmaların yaşayan en samimi ve en açık sözlü kişisi, şahididir. Son 50 yıllık uzunca bir müzik tarihi yazılacaksa en önemli…

Devamını Oku

Hayatımı Kaydıran Onlar / Metin Solmaz

Metin, şu son 25 yıllık hayatımda tanışmış olduğum en “istikrarlı” insan. Bugünleri 25 yıl öncesinden planlayarak mı yaşadı hayatını bilmiyorum. Ama 25 yıl öncesinde ne böyle bir şeyi konuşmuşluğumuz oldu ne de açıkçası bu arada kalan 25 yılı. İstikrardan kastım “planlı ve sistemli bir yaklaşımla hali vakti yerinde, “makul” bir aile babası halleri” değil, başkaları…

Devamını Oku

İzmit’in, Roma İmp.’na 46 YIL başkentlik yaptığını biliyor muydunuz? İzmit’in Önlenemez Yükselişi!

İstanbul daha bir kasabayken, İzmit ROMA İMPARATORLUĞU’nun başkentiydi. Ve 46 yıl bu görevi sürdürdü. Sonrasında da önemi devam etti. Dinler arası hoşgörünün temelleri İzmit’te atıldı. İlk “Hoşgörü Fermanı” M.S. 311’te burada yayınlandı. 500’den fazla kayıtlı tarihi eser barındıran bu şehir, daha fazla tanınmayı hak ediyor… Bu videoda İzmit sevdalısı Akın Ülkü Sevinç ile İzmit’in gizli…

Devamını Oku

Latin Amerika’dan Bir Balad; “Sonsuz Topraklar”

Brezilya edebiyatının en güçlü kalemlerinden Jorge Amado tarafından 1943 yılında kaleme alınan Sonsuz Topraklar (Terras do Sem-Fim), Latin Amerika edebiyatının önemli modernist ve toplumcu gerçekçi eserleri arasında yer alır. Jorge Amado’nun çocukluğunu geçirdiği topraklardan beslenen, güç ve mülkiyet hırsının insan ruhunu nasıl vahşileştirdiğini gösteren epik bir yapıttır. Roman, Brezilya’nın Bahia bölgesindeki el değmemiş vahşi ormanların,…

Devamını Oku

Mavi Tüp

“Neptün beni niye karanlıkla cezalandırıyor?” Diyordum, Beni neden hep üzüyor, iğneliyor Hatırladım. Ona biricik aşkımı anlatmıştım, Sadece tek bir günü, gecesini, Piknik tüpümüzün olmadığı günü. Bakkalın telefonundan Ferit’i aradım, Dedim ki “İki kişiyim, iki kişiyiz, yemek pişireceğim, bir tüpüm yok”. Dedi ki “Nerde oturuyorsun artık?” Dedim “Beşiktaş’tayız. Serencebey’de” Dedi “Beşiktaş’a Üsküdar’dan geçeceğim, Beşiktaş motor iskelesine”….

Devamını Oku

Elio Petri ve İtalyan Politik Sinemasının Mirası

Zamanımızın büyük politik ikilemi, bizim -yani çağdaş toplumlarda toplumsal ilişkilerin bazı temel demokratik dönüşümlerini hedefleyenlerin- daha önceki politik çalkantıların gerisinde yaşıyor olmamızdır. Bu, batılı endüstriyel-kapitalist ülkeler boyunca geçerlidir. Daha spesifik olarak, toplumsal hareketler ve politik protestolar İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra filizlendi ve daha sonra 1960’ların sonu ve 1970’lerin başında politik algıları yapılandıran işaretler olmaya devam…

Devamını Oku