Müzik Eğitimi

Eğitim toplumsal bir olgudur. İnsanların gereksinimlerini ve kendilerine gelecek dönemde nitelikli statü kazanma düşüncesini içinde barındırır. Eğitimin çok farklı tanımları olsa da genel olarak, bireye toplumsal yapı içinde yararlı davranışlar kazandırmaya ve istekli-kasıtlı olarak davranış değişikliklerine yönelten süreçtir. Bir başka değişle eğitim; bireye istendik davranış kazandırmayı hedefleyen karmaşık ve uzun sürecin adlandırılmasıdır. Burada önemli olan aslında eğitim ile toplum ve insanlar arası uyumun sağlanması yani bir toplumsal mühendisliktir.

Kadim zamanlardan beri insanlar eğitim kavramını kullanmış ve bu amaçla farklı kültürlerde farklı yöntemler geliştirmişlerdir. Bu nedenle eğitimin kültür odaklı bir süreç olması kaçınılmazdır. Aslında kazandığımız her davranış ve sahip olduğumuz yeteneklerin bilinçli ve/veya istem dışı eğitim ile çok yakından ilgisi vardır. Farkında olmadan gözlem yoluyla edindiğimiz bilgiler, düzenli ve sistematik aldığımız bilgiler bizim eğitim sürecimizin parçasıdır. Günümüzde informel eğitim yerini formel olan ve belirli bir belgeye dayandırılan eğitim almıştır. Eğitim tarihine baktığımızda insanların belirli merkezlerde, belirli mekânlarda düzenli eğitimden geçtiğini görüyoruz.

Okuma-yazma bilmek eğitimin temel dayanaklarındandır. Eğer bu konuda yeterli değilsek, insanlığın yüzyıllardır bizlere aktardığı bilgileri öğrenmemiz zorlaşacaktır. Eğitim aynı zamanda bilgi birikimi ve bu birikimin nesilden nesile aktarılmasıdır. Gelenek ve görenek dediğimiz yaşam hareketlilikleri aslında birer eğitim modelidir.

Her alanda olduğu gibi müzik alanında da eğitim süreci önemlidir. Başta sanat olmak üzere tüm alanlarda formel eğitim sürecini tamamlayıp diploma almadığınız sürece iş imkanlarından yararlanma durumunuz zorlaşmaktadır. Bunun tersini savunanların olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Müzik alanında ve diğer alanlarda bilgi birikiminin bunun yanında yeterliliklerin sonraki kuşaklara aktarılması ciddi bir sorundur. Bu sorun eğitim ile aşılmaya çalışılmaktadır. Müzik alanında da eğitim ve müzik ayrılmaz bütün oluştururlar. Müziği öğrenmenin ilk yolu yaşayarak öğrenmedir. Bu yöntemin negatif sonuçları oldukça fazladır. Diğer bir yol ise müziği bilen, anlayan, icra eden alanında uzman kısacası müzik eğitimcisinden yardım almaktır. Müzik eğitimi konusunu ele alırken müzik kavramının ne olduğunu bilmek konuyu anlamamızı kolaylaştırması açısından önemlidir. Müzik kültürün bir parçasıdır. Tıpkı yediğimiz yemekler nedeniyle yemek kültürü geliştirmemiz gibi. Müziği ve müzik beğenimizi de kültür içinde farkında olmadan yaşarız. Müzik ses, sessizlik, doğa, fizik kısacası yaşamın içinde var olan her şey ile ilişkili “duyulur doğa”dır. Ses ve sessizlik uyumu, kültür odaklı melodik beğeni, tüm sanatların üzerinde soyut ve bir o kadar hissedilir olgudur. Dolayısıyla bu düşüncelerden yola çıkarak müzik eğitiminin felsefesine ulaşmak mümkündür.

Müzik eğitimi temel olarak bireyde müzikal becerilerini geliştirmek ve bu becerilerin kalıcı olmasını sağlamaya yöneliktir. Müzik eğitimi de diğer eğitimlerde olduğu gibi belirli plan dâhilinde uzun süren ancak böylece hedefe ulaşılabilen süreci kapsar. Aslında eğitim yaşam boyu sürer. Müzik eğitiminde amatör ve profesyonel olmak üzere iki sınıflandırma yapmak mümkündür. Ayrıca eğitim programımızın bir parçası olarak aldığımız müzik dersleri de vardır. Müzisyen olma isteği müzik eğitiminin başlangıcıdır diyebiliriz. Önemli olan buradaki hedef nedir? Bu soruya net cevap vermek bizim kariyerimiz için belirleyici roldür. Müzik özel bir sanat alanıdır. Sanatın içinde kendine saygın bir yer edinmiştir. Müzik eğitimi zor zahmetli ve aynı zamanda entelektüel bir çabadır. Müzik sadece seslerin uyumundan ibaret değildir. İnsanlığın ortaya çıkma anından günümüze kadar daima melodiler yaşantımızın bir parçası olmuşlardır. Doğumdan sonra isim koyma anında kamet, savaşlarda mehter, ölümlerde ağıt, düğünlerde halay-horon vd. anlarımızda her an melodi bizlere eşlik eder.

Müzik eğitimi derneklerde, özel kurslarda, halk eğitim merkezlerinde, usta-çırak ilişkisiyle ve başka bir çok yerde amatör ruh ile sürdürülmektedir. Bunun yanında okullarda formel olarak bir amaca yönelik müzik eğitimleri vardır. Güzel Sanatlar Liseleri, Bilim ve Sanat Merkezleri müzik eğitiminde profesyonelliğe giden yolun ilk adımlarıdır. Akademik eğitim bu sürecin tamamlanmasına yöneliktir.

Müzik eğitimi tek boyutlu düşünmek mümkün değildir. İçinde tarih, sosyoloji, felsefe, fizik, çalgı icrası vd. pek çok alanı barındırır. İşte bu nedenledir ki, müziği öğrenen yukarıda saydığımız alanların hepsinin farkında olur. Müziğin zekâ ile olan ilişkisini böylece daha iyi anlamamız kolaylaşır. Müzik eğitiminin aslında eğitimde temel dayanaklardan olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bilim ve Sanat Merkezlerinde verilen müzik eğitimi bu doğrultuda planlanmıştır. Müzik ile farkındalık oluşturmak ve müzikal becerilerin, müzikal kültürün gelişmesine rehberlik etmek.

Vural YILDIRIM – Müzikbilimci

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir